Kapadokya’da gezilecek 10 güzel yer ile sınırlı bırakacağız. Hadi bakalım, rotanızı Kapadokya’nın gezilecek yerlerine çevirin…

Kapadokya, tüm gizemli anlatımların bir arada buluştuğu, doğa ile tarihin iç içe olduğu bir yerdir. 60 milyon yıl öncesine dayanan geçmişi, ülkemizin turistik değerlerine değer katan yönleri, dinlenmek, afiyet bulmak ve tatili en iyi şekilde değerlendirmek için tercih edilen Kapadokya, tüm mevsimlerin ve zamanların vazgeçilmez yerlerinden biridir.

Kapadokya'da gezilecek 10 yer

60 milyon yıl önce Erciyes, Güllü Dağ ve Hasan Dağı aktif volkanlarken, püskürttükleri lavların temelini oluşturduğu Kapadokya, tarihi boyunca bazen hüzünlere neden olmuş, bazen de bir “kaçamak yeri”, “sığınak” görevi üstlenmiştir. Her yönüyle insanı kendine çeken, ruhun derinliklere inerek düşüncelere dalmasını sağlayan bir yerdir Kapadokya

Kapadokya'da gezilecek 10 yer

Her dönem cazibesi ile insanları kendine çeken ve uğruna savaşların yapıldığı Nevşehir sınırları içerisinde kalır. Ancak Kırşehir, Aksaray, Niğde ve Kayseri illerinin bir bölümü de Kapadokya sınırları içerisinde yer alır. Burası, tam bir cennet köşesidir. Tarihi dokular, M. Ö. 7000’lere dayanan geçmişi ve tabi ki gezilecek yerleri ile yerli ve yabancıların dikkatlerini üzerine çeken Kapadokya, ölmeden önce mutlaka görülmesi gereken nadir yerlerden biridir.

Kapadokya'da gezilecek 10 yer

Kapadokya’da gezilecek 10 güzel yer

Elbette, “Kapadokya” denince gezilecek yerleri rakamlarla sınırlandırmak, tarihi yere bir nevi hakaret olacaktır. Çünkü burada yatan uzunca bir tarihi dönem ve burayı tanımak için devrilmesi gereken onlarca kitap vardır ve her karışı ayrı bir gizeme, ayrı bir tarihe tanıklık eder Kapadokya’nın… Ama biz, bu yazımızda sizin de çok fazla zamanınızı almamak ve gezilmesi gereken en güzel yerlerin listesini oluşturup, buralar hakkında bilgi vermeyi daha isabetli gördüğümüz için Kapadokya’da gezilecek 10 güzel yer ile sınırlı bırakacağız. Hadi bakalım, rotanızı Kapadokya’nın gezilecek yerlerine çevirin…

  • Ihlara Vadisi,
  • Narlıgöl Krater Gölü,
  • Göreme Açık Hava Müzesi,
  • Derinkuyu yeraltı şehri,
  • Üç Güzeller Peribacaları,
  • Güvercinlik Vadisi,
  • Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi,
  • Paşabağ Peribacaları,
  • Devrent Vadisi,
  • Tuz Gölü.

Ihlara Vadisi

Kapadokya gezilerinin başköşesinde yer alan ve gezi turunda mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri Ihlara Vadisi. Ihlara Vadisi, 12 km. uzunluğundaki Melendiz Çayı’nın akıntısı ile yıllar içinde oluşmuş bir vadidir. Tabi mükemmel bir görünümü ve doğaya âşık olanlar için oldukça isabetli olan bu yere ulaşmak, sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Aksaray’a bağlı olan Ihlara Vadisi’ne ulaşabilmek için 400’e yakın basamaktan oluşan bir merdivenden inmeniz gerekiyor. İndikten sonra vadinin muazzam manzarası sizi bekliyor olacak.

Ihlara Vadisi

Kapadokya’nın en bilinen özelliklerinden biri de kayalıklar içinde oluşturulan kiliselerdir. Bölgenin neredeyse her yerinde bu tip mimariler görülebiliyor. Ihlara Vadisi’ne geldiğinizde de kayalıklar içine oyulmuş iki kilise göreceksiniz. Bunlar; Ağaçaltı Kilisesi ile Yılanlı Kilisesi’dir. Tarihleri uzun dönemler öncesine dayanan kiliseler, 4. Yüzyılda inşa edilmiş ama bu dönemden sonra 12. Yüzyıla kadar birçok el değiştirmiştir. Kapadokya tarihini öğrenmek ve canlı tanığı olmak için bu iki kiliseyi mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

Ihlara Vadisi

Kiliseler, yılların üzerinden geçmesi ile deforme olmuşlar ama yine de İncil’den bazı sahneleri görebilirsiniz. Müjde sahnesi, doğum sahnesi, Hz. İsa’nın göğe yükselişi bunlardan birkaçıdır.

Narlıgöl Krater Gölü

Kapadokya gezinizi daha da tatlandırmak ve fotoğraflık alanları keşfetmek için Ihlara Vadisi ziyaretinden sonra yolunuzu Narlıgöl Krater Gölü’ne doğru çevirebilirsiniz. Buraya Ilhara Vadisi’nden çıkarak Derinkuyu Yeraltı Şehri’ne giderken ulaşıyorsunuz. Uzaktan bakıldığında kartpostallık bir manzara ile karşılaşacağınız Narlıgöl Krater Gölü’nin “krater gölü” olduğu söyleniyor ancak farklı bazı bilgilere göre burası bir meteor düşmesi sonucu oluşmuş.

Narlıgöl Krater Gölü

Narglıgöl Krater Gölü’nün en büyük özelliği, buradan çıkan sıcak kaynak suyudur. Sıcaklığı 67 dereceyi bulan su, burada iki termal otelin kurulmasını etkilemiş. Ancak abartılı beton yığınlarının olmaması, bölgenin güzelliğini korumasını başarmasına neden olmuş.

Göreme Açık Hava Müzesi

Tarihi M.Ö 7000’li yıllara uzanan Göreme’nin en çok dikkat çeken yönleri, kayalar içine oyulan kiliselerdir. Harika bir manzaranın oluşmasını sağlayan bu özelliği, bölgenin fazlasıyla ziyaretçi çekmesini etkilemektedir. Göreme Açık Hava Müzesi’nde yer alan kayalara oyulmuş kiliseler, tarihi kaynaklarda yer aldığına göre 4. Yüzyılda daha fazla kullanılmıştır.

Göreme Açık Hava Müzesi

Bu dönemde, Hristiyanlara yapılan eziyetlerden dolayı Hristiyanlar buralarda kayaları yontarak kilise yapmışlar. Bazı dönemlerde saklanmak için kullanılan bu mağara kiliseler, ana yoldan uzak kaldığı için de Hristiyanların inzivaya çekilmesini kolaylaştırmış.

Göreme Açık Hava Müzesi

Doğal ve kültürel varlıkları ile ülkemiz turizmine önemli oranda katkı sunan Göreme Açık Hava Müzesi’nin biraz daha dışına çıktığınızda Tokalı Kilise, Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Aziz Basil Şapeli, Çarıklı Kilise, Kızlar Manastırı ve Karanlık Kilisesi ile karşılaşacaksınız. Buralar da kendi başına gezilmeyi hak eden önemli yerlerdir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

İlk olarak Hititler tarafından savunma amacı ile oluşturulan Derinkuyu Yeraltı Şehri, Kapadokya’da bugüne kadar bulunan 37 yeraltı şehrinin, geziye açık olan 7 yeraltı şehri arasında en büyüğüdür. Etkileyici yönleriyle hayran kalacağınız yeraltı şehri, 7 km’ye varan çapı ve 60 metreye varan derinliği ile muazzam bir görüntü sunmaktadır.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Kapadokya gezinizin ilk sıralarına almanız gereken Derinkuyu Yeraltı Şehri, farklı bir mimari yapıya sahiptir. “Y” şeklinde inşa edilmesinden dolayı girişi ile çıkışı farklı bir yerdedir. Tarihin uzun dönemlerine tanıklık ederek bugüne kadar ulaşmayı başaran bu muazzam yeri, mutlaka ziyaret listenize almanızı öneririm.

Üç Güzeller Peribacaları

Kapadokya gezisinin tam anlamıyla yaşamak için Ürgüp’te bulunan Üç Güzeller Peribacaları’nı mutlaka ziyaret etmelisiniz. Kartpostallara konu olan bu yer, bölgenin en çok dikkat çeken alanlarından biri olup, gizemli görünümü ve muazzam doğallığı ile gezinize renk katacak yerlerden biridir.Üç Güzeller Peribacaları

 

Gittiğiniz dönemde hava güzel ise kesinlikle çok şanslı olduğunuza inanın. Çünkü burada fotoğraf karesine almak istediğiniz birçok yer sizi bekliyor. Ben gittiğimde hava güzeldi ve onlarca fotoğraf çekme şansını yakaladım.

Güvercinlik Vadisi

Nevşehir’in Kapadokya’sı, dünya turizmine konu olmuş bir yerdir. Sadece yerli turistler değil, yabancı turistler de yılın 4 mevsimi buraya tatil yapmaya gelirler. Kapadokya’ya geldiğinizde, görmenizi kesinlikle önerdiğim en güzel yerlerden biri hiç şüphesiz Güvercinlik Vadisi. Burası, kendi başına muazzam bir yer.

Güvercinlik Vadisi

Uçhisar’dan Göreme’ye doğru 4 km boyunca uzanan keyifli bir trekking alanı olan Güvercinlik Vadisi, tarihi olaylara tanıklık eden bir yerdir. Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre bölge toprağının verimsiz olması yüzünden peribacalarına güvercinlikler kurulmuş ve yılda bir kere güvercinliklerin kapıları açılarak gübreler toplanıyormuş, adını da bundan aldığı bilinmektedir.

Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi

Kapadokya’nın tarihi ve gizemli yerlerini gezip yeteri kadar resim çekti iseniz artık müzelerini gezmeye başlayabilirsiniz. Müze gezisinin ilk durağı olarak Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi’ni seçtik. Bir hayli büyük olan bu müze, içinde gezilecek yerleri bakımından bölgenin en büyük müzesidir.

Hacı Bektaş-ı Veli Müzesi

Müze ziyaretinizde görmenizi önerdiğim yerler; Üçler Çeşmesi, Nadar Avlusu, Aslanlı Çeşme, yemekhane, Meydan Evi, Mihman Evi, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Türbesi ve Balım Sultan Türbesi’dir. Burayı gezerken tabi sadece görsel bilgiler edinmeyeceksiniz. Aynı zamanda Bektaşiliğin 4 kapı 40 makam felsefesini, eğitim sürecini, dergahtaki yaşamı gibi birçok bilgiyi de edinmiş olacaksınız.

Paşabağ Peribacaları

Kapadokya bölgesinde Hristiyanlığın kabul görülmesinden sonra inşa edilen Paşabağ Peribacaları, dönemin keşişlerinin inzivaya çekildiği yerdir. Bölgede en çok şapkalı yapıların olduğu yerin de burası olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Paşabağ peribacaları
Paşabağ peribacaları

Gün batımı, mistik manzara ve tabi ki Kapadokya’yı daha yakından tanımak için kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biridir.

Devrent Vadisi

Hayallerinizi nasıl bir alan üzerinde kurmak isterdiniz? Sanırım otantik bir yapı en iyi cevap olacaktır. Dervrent Vadisi, tam da bu şekilde düşünenlerin kesinlikle görmeleri gereken bir yerdir. Kapadokya’da gezilmesi gereken 10 yerden biri olan bu vadi için kimileri, taşların renginden esinlenerek “Pembe Vadi” der, kimileri ise “Develi Vadi” der. Siz hangisini yakıştırırsanız yakıştırın, kesinlikle buranın hayalleri süsleyen bir yer olduğunu söylemek isterim.

Devrent Vadisi

Devrent Vadisi, farklı yapısı ile doğanın sunduğu bir güzelliktir. Gezi günlerinizde burayı görmeden dönmek, kesinlikle en büyük isabetsizlik olacaktır sizin için.

Tuz Gölü

Ve tüm Kapadokya gezimizin sonuna gelirken, bonus olarak görmeniz gereken bir yeri daha size aktarayım. Aksaray dönüş yolu üzerinde, Şereflikoçhisar’da bir mola verin ve Tuz Gölü’nü ziyaret edin. Belki de bu ziyaretiniz, gezi günlerinizi taçlandırmak için yapmanız gereken bir ziyaret olacaktır.

Tuz Gölü

Tuz Gölü, muazzam bir güzelliğe sahip bir yerdir. Yer ile göğün birleştiği hissini uyandıran bu yer, Kapadokya’da olmasa da listenize kesinlikle eklemeniz gereken yerlerden biridir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here